Ahmet Ümit, Yapı Kredi Yayınları’ndan 1 Ekim’de çıkacak Roma’nın Beş Günü'nde, okuyucuyu klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai bir maratona davet ediyor.
Roma’nın kuruluş yıldönümü olan 21 Nisan günü, Tiber nehrinde siyah bir kayığın içinde iki erkek cesedi bulunur. Cesetler tamamen tüylerinden arındırılmış, çıplak bedenleri gül kokulu bir pudrayla kaplanmış ve cenin vaziyetinde karşılıklı olarak kayığın zeminine yatırılmıştır. Roma’nın kurucuları Romulus ve Remus’u temsil eden bu iki kurban, ardı ardına işlenecek zincirleme cinayetlerin başlangıcıdır.
Müziğin, ışığın, kültürün başkenti Roma peş peşe işlenen sıra dışı ve teatral cinayetlerle sarsılır. INTERPOL adına özel bir görev için şehirde bulunan Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker bir anda kendilerini Afrodisias'tan Roma'ya uzanan bir suç öyküsünün tam ortasında buluverir.
İlk kez Kayıp Tanrılar Ülkesi romanıyla okurların karşısına çıkan Yıldız Karasu ve Tobias Becker bu kez felsefi bir suç çetesinin izinde Roma sokaklarını arşınlarken, bir yandan da Afrodisias’ın kadim gizemli tarihiyle karşı karşıya kalıyor.
Roma’nın parlak güneşinin altında, tarihi sokakların kuytuluklarında kıran kırana yürütülen bu soruşturma sadece katillerin kim olduğunu açığa çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda insanoğlunun en büyük uygarlıklardan biri olan Roma İmparatorluğu'nun kuruluş hikayesindeki kırılma anlarını da çarpıcı bir şekilde okura sunuyor.

"İnsanlığın aptallaşma seviyesini küçümseme Carlo. O kadar da akıllı bir mahluk değiliz biz. Yazıyı bulmamızın üzerinden sadece beş bin yıl geçti. Daha uygarlığın şafağında bile değiliz."
Roma’nın Beş Günü 1 Ekim’den itibaren tüm kitapçılarda.